Akp ve Tayyip Fıkraları

Aşağa gitmek

Akp ve Tayyip Fıkraları

Mesaj  Misafir Bir Cuma Ağus. 29, 2008 2:22 pm

FacebooktakiTayyip'i Sırtından Atan Şerefli Atı Sevenler Grubu'ndan alınmıştır...Sadece Eğlence Amaçlıdır.
Tayyip, Amerika ziyaretinde Bush'la girdiği sidik yarışında ter dökmektedir.en son Bush’’biz ölüyü diriltebilecek noktaya geldik’’ dediğinde,bizimki altta kalmamak için atlar:’’ben ve kabinemdeki tüm bakanlarım 100m’yi 3 sn de koşuyoruz’’

iki ay sonra Bush’un yaklaşan iade-i ziyaretini bekleyen Tayyip çok tedirgindir.en güvendiği danışmanıyla dertleşir:’’rezil olcaz,mahvolduk!’’

danışman cevap verir:’’endişelenmeyin sayın başbakanım.Bush’u alıp Anıtkabir'e <*kırp!*>ürür ve ******’ü diriltmesini istersiniz.diriltemezse rezil olur.yok eğer diriltirse...siz zaten 100m’yi 3 sn de koşarsınız!’’
__________________________________________________
başbakan’a sormuşlar:

"demokrasi benim için tramvaydır... onunla istediğim yere kadar gider inerim" demiştiniz. hala aynı görüşte misiniz?

"hayır" deyip devam etmiş:

"değilim, ben de değiştim. tramvay raydan çıkabiliyor. hedefi sağlama almak lazım. demokrasi benim için tramvay değil raydır. istediğim yere kadar döşerim, üzerinde istediğim hızla giderim."
___________________________________________________
başbakan’a sormuşlar:

"türk ceza yasası’na ilişkin görüşünüz nedir?"

yanıt:

"neredeki görüşümü istiyorsunuz, ankara’dakini mi, brüksel’dekini mi?"
______________________________________________________
anadolu illerinden birine giden tayyip top atışıyla selamlanıyormuş.

ikinci atıştan sonra yaslı bir kadın polise sormuş:

"niye ateş ediyorlar,evladım?"

polis açıklamış:"tayyip geldi de..."

"vah, vah... ilk atışta isabet ettiremediler demek..."
____________________________________________
tayyip çin’e ziyarete gidince çin başbakanına sormuş;

"çin’de senden nefret eden kaç kişi var?"

"fazla değil, yaklaşık 60 milyon"

"eh, bizde de benden nefret edenler yaklaşık o kadar"

“o zaman bir sorun yok!”
________________________________________
ankara’da, adamın biri işine giderken birden sıkışık bir trafiğin içine düşer, ama trafik bir milimetre bile kıpırdamamaktadır. bir süre sonra arabasının yan camına birisinin tıkladığını görür ve camını açar.
-ne var, ne olmuş acaba???
-teröristler tayyip erdoğan’ı yakaladılar....eğer 1 milyar ytl verilmezse üzerine benzin döküp yakacaklarmış!
-ha, şimdi anladım bu trafiği...
-ya, işte onun için herkesten biraz yardım topluyoruz
-insanlar ne kadar veriyor ortalama olarak?
-valla, yaklaşık olarak 5’er litre...!!!

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Akp ve Tayyip Fıkraları

Mesaj  Misafir Bir Cuma Ağus. 29, 2008 2:23 pm

birisi taksim’de duvara bir metrelik harflerle "tayyip’ten cumhurbaşkanı olmaz" yazmış.



adama 10 yıl ceza vermişler. bir yılı, kamu malına zarar vermekten, dokuz yılı da devlet sırrını açıklamaktan.
__________________________________________
akp’nin kuruluş yıl dönümü törenleri sırasında bir ihtiyar taşıdığı pankartla ilgi çekmiş.

"çocukluğumuzu bize bağışlayan tayyip’e teşekkürler!!"

ihtiyarı sorguya çekmişler...

- sen kiminle alay ediyorsun? sen çocukken tayyip henüz doğmamıştı bile...

- işte onun için teşekkür ediyorum ya!...

________________________________________

tayyip akıl hastanesinde konuşma yapıyormuş. bir kişi dışında dinleyicilerin tümü alkışlamış. tayyip, alkışlamayan kişiye dönerek, "siz niçin alkışlamıyorsunuz" diye sormuş.



adam yanıtlamış: "ben hasta bakıcıyım"
_________________________________________________
Erbakan ölmüş ve cennete gitmiş.
Meleklerin karşısında cennetin kapısında dururken arkasında saatlerle dolu
çok büyük bir kapı görmüş ve sormuş:

-"Bu saatler ne böyle?" melekler cevap vermiş:

-"Bunlar yalan saatleri. Dünyadaki herkesin bir yalan saati vardır. Her
yalan söyleyişinde saatteki ibre hareket eder."

Erbakan

-"OO, peki bu kimin saati?"

-"Bu ATATÜRK'ün saati. İbre hiç bir zaman oynamadı, yani hiç yalan
söylememiş."

-"İnanılmaz!" demiş Erbakan.

-"Peki, bu kimin saati?" melekler cevap vermiş:

-"Bu İsmet İnönü'nün saati. İbre iki kez hareket etti, yani İnönü tüm
yaşamında sadece iki kez yalan söyledi...'

En sonunda Erbakan dayanamamış ve sormuş:

-"Peki Tayyip'in saati nerede?"

-"Tayyibin saati Hz. Muhammed’in ofisinde, Hz. Muhammed onu vantilatör olarak
kullanıyor."

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Akp ve Tayyip Fıkraları

Mesaj  Misafir Bir Cuma Ağus. 29, 2008 2:23 pm

Başbakan RTE, görevi sona erince Konut'u boşaltmış.
Bir sabah yaşlı bir adam konutun kapısına gelip
sormuş:
- Recep Bey ile görüşmek istiyorum.
Kapıdaki koruma memuru polis:
- Recep Bey artık başbakan değil ve burada
oturmuyor.
Yaşlı adam polise teşekkür eder ve ayrılır. Ertesi gün sabah yine aynı yaşlı adam :
- Affedersiniz, acaba Recep Bey ile görüşmem mümkün mü?
Kapıdaki aynı polis :
- Bakın efendim Recep Bey başbakan değil. Konutu boşalttılar.
Yaşlı adam sesini çıkarmadan arkasını dönerek
uzaklaşır.
Üçüncü gün, yine aynı yaşlı adam aynı taleple polis memuruna başvurunca...
Tepesi atan memur, adama çıkışarak "Bakın efendim, bu üçüncü günkü gelişiniz" demiş:
- Size konutun boş olduğunu ve Recep Bey'in artık başbakan olmadığını her seferinde söylüyorum. Bunu anlamaktan aciz misiniz yoksa?
Yaşlı adam "Ne münasebet evladım? Sadece söylediklerinizi tekrar tekrar duymaktan çok büyük zevk alıyorum.
Polis esas duruşa geçip selâm durarak:
- Yarın görüşmek üzere efendim!...
____________________________________________---
oğlunun okuyup adam olmasını isteyen balıkçı, çocuğun sürekli futbol oynayıp derslerini asmasına çok üzülüyormuş.bir gün oğlunu yine okul zamanı arsada top oynarken yakalayınca kenara çekmiş:
-bak oğlum, sen okuyasın diye nelere katlanıyorum. sen ise dersini kırıp, futbol oynuyorsun. niçin?
-ben okumak istemiyorum. futbolcu olmak istiyorum.
-iyi de yavrum her futbol oyanayan profesyonel futbolcu olmaz ki...


-sorun değil baba. iyi futbolcu olamazsam başbakan olurum...
___________________________________________________
Olayin kahramanlari, iki üniversite ögrencisi. Koyu geyik muhabbetinin dügümlendigi durumlardan birinde, bu iki kafadar bir iddiaya girer.

Delikanlilardan biri, odanin tavaninda asili olan ampulü agzina tamamen sigdirabilecegini iddia eder. Evet yanlis okumadiniz, bildiginiz 100 mumluk ampulü... ve sigdirir da.
Ancak bir sorun vardir. Ampulü agzindan geri çikaramamaktadir. Arkadasi hayret eder bu nasil is diye, o da evdeki baska bir ampulü
agzina sokar ve tabii ki o da çikaramaz.

Bunun üzerine iki kafadar hastanenin yolunu tutmaya karar verirler.
Agizlarinda ampul oldugu halde bir taksiye atlarlar. Konusma zorlugu çekerek, taksiciye dertlerini anlatirlar.

Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da "nasil olur abi ya, ugrassaniz çikar, bir asilin suna, saka mi yapiyonuz ?"
diye söylenmektedir. Neyse aksamin bir yarisinda acile gelirler.
Taksiciyle ayrilirlar.

Doktorlar çocuklari beklemeleri için bir odaya alir.

Veeee, aradan 15 dakika geçmeden taksici kapida görünür; tabii agzinda bir ampulle. Amcam çocuklara inanmamis, açik olan bir marketten ampul almis ve denemistir !!

Ampul Partisi'nin Türkiye'de neden iktidara geldigi anlasilmiyor mu?

Dilerim çikarmak için bir tibbi müdahaleye gerek kalmaz.
____________________________________________________
tayyip saç traşı olmak için berebere gitmiş. berber sormuş. 'başbakanım, laiklik hakkında ne düşünüyorsunuz?'
tayyip duymazdan gelmiş. berber 5 dakika sonra tekrar sormuş:'başbakanım, laiklik hakkında ne düşünüyorsunuz?'
tayyip yine duymazdan gelmiş. berber 5 dakika sonra sorusunu tekrarlayınca tayyip sinirlenmiş: 'sana ne ulan laiklikten? artistlik yapma, işine bak' diye azarlamış adamcağızı.
berber gülerek karşılık vermiş: 'laiklik sözünü duyunca saçlarınız diken diken oluyor da, daha kolay kesiyorum'
________________________________________
Bir ciftlik evine davet edilen Kenan Evren, Orhan Gencebay ve Tayyip Erdogan ayni anda kapiya gelirler.
Kapida bekci karsilar. Ama bekci guvenlik konusunda sikica tembihlendigi icin gelenlere kimliklerini sorar.
Gencebay 'Beni herkes tanir. Bak sazimda elimde. Sazim benim kimligimdir.'der
Bekci tamam sizi sazinizdan tanidim. Gecin' der.
Kenan Evren 'Bende Marmaris'te resim yapiyorum.
Herkes beni tanir. Bak paletlerimi de getirdim.
Belki burada da resim yapacagim' der.
Bekci 'Tamam sizi de tanidim. Guzel hanimlarin
resimlerini yapiyorsun, gecebilirsiniz' der.
Sira Tayyip Erdogan'a gelince,
Erdogan, 'Ne kimligi, artistlik yapma lann!' der.
Bekci bu kez, 'Tamam Basbakanim. Kimlik
gostermenize gerek yok bu beyaniniz yeter.'
________________________________
Yillarca ülkesinden uzak kalmis Türk, ülkesine
döndügünde, havaalanindan evine gitmek icin
taksiye biner... Yolda soföre tütüncüde durmasini söyler.
Taksici sorar:
- Tütüncüde ne yapacaksiniz beyim?
- Sigara alacagim... - Sigarayi artik camide satiyorlar beyim.
- Camide mi? Yahu cami Allah'in evidir, oraya
ibadet etmeye gidilmez mi?
- Hayir beyim, hayir. Ibadet etmek icin artik
üniversiteye gidiliyor.
- Peki, o zaman ögrenim nerede yapiliyor?
- Ögrenim hapiste yapiliyor beyim.
- Hapiste hirsizlar yok mu?
- Hirsizlar artik iktidarda beyim...
__________________________________________
% 47 ile Yönetimi ele geçiren tayyip, buyurmus:
-Üzerinde resmim olan pul bastirdim, bundan böyle
hükümetimin bütün mektuplarinda bu pullar kullanilacak.
Bir süre sonra görülmüs ki,pullar zarfa bir türlü yapismiyor.
tayyip küplere binmis ve yetkiliyi çagirip sormus;
Bu pullar niye yapismiyor, arkalarina zamk sürmediniz mi.?
Sürdük efendim, demis yetkili ve eklemis;
Yapismamasinin tek nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi.....
________________________________________
Başbakan Erdoğan, dış destek aramak için İngiltereyi ziyarete gitmiş. Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye Davet edilen Erdoğan,Kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu sormuş. Kraliçe 'çevremi akıllı insanlarla doldurmak' cevabını vermiş.Erdoğan bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup olmadıklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş.

Kraliçe, 'onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum' diye yanıtlamış ve 'izin verin göstereyim' demiş.Kraliçe hemen Tony Blair'i aramış ve: 'Sayın Başbakan, lütfen bu soruya cevap verin: Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve buçocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz.Kimdir bu? ' diye sormuş. Tony Blair: 'Bu benim majesteleri' diye yanıtlamış.Kraliçe: 'Doğru.Teşekkürler,iyi çalışmalar Blair' demiş ve Erdoğan'a dönerek:'Gördünüz mü Sayın Erdoğan?' 'Evet majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle kullanacağım' diyerek oradan ayrılmış.

Yurda dönüşünde hemen Unakıtan'ı yanına çağıran Erdoğan, 'Kemal abi sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum'demiş. Unakıtan : 'Tabii efendim, nedir?' Erdoğan:Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin ne kız ne de erkek kardeşin.Kimdir bu?' Unakıtan sağa bakmış sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda: Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem?' demiş. Erdoğan kabul etmiş ve Unakıtan oradan ayrılmış, vakit kaybetmeden Bakanlar Kurulunu toplantıya çağırmış,saatlerce bu soru üzerinde düşünmüşler,ama kimse bir cevap bulamamışlar.

En sonunda Kemal Unakıtan Kemal Derviş'i aramış ve durumu açıkladıktan sonra: 'Annenizin bir çocuğu var,babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdirbu?' Derviş: 'Bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim!' diye yanıtlamış.Cevabı alan Unakıtan hemen Tayyip'i arayarak: 'Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum, Sayın Kemal Derviş'demiş.

Tayyip büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş: 'Yanlış cevap Kemal Abi, Doğru cevap Tony Blair idi.'
___________________________________________
Bulent ARINC, Fatih CEKIRGE ve Hakan SUKUR dagda kaybolmuslar. Bir turlu yollarini bulamiyorlar. Hava kararmak uzere ve cok siddetli bir tipi var. Tam
donacaklar, bir ev gormusler. Hemen kapiyi calmislar, yasli bir adam cikmis,

"Bu gece burada kalabilir miyiz?Yoksa donacagiz"
"Tamam, kalin ama iki kisi evde yatabilir, digeri ahirda yatacak, evde yer yok"

Kabul etmisler ve ahirda kimin yatacagini kararlastirmak icin ahirin onune
gelmisler.
Once Hakan SUKUR girmis;10 saniye sonra cikmis "Burada inek var, ben yatamam!"
Sonra Fatih CEKIRGE girmis; 10 saniye sonra cikmis "Burada inek var, ben yatamam!"
En son Bulent ARINC girmis; 10 saniye sonra INEK disari cikmis
"Burada ARINC var, ben yatamam!"

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Akp ve Tayyip Fıkraları

Mesaj  Misafir Bir Cuma Ağus. 29, 2008 2:24 pm

355 AKP milletvekili hepsi birden ayni uçağa binmişler ama uçak teröristlerce kaçırılmış! Teröristler, istedikleri fidye verilmezse her saat başı bir milletvekilini serbest bırakacaklarını ilan etmişler
______________________________________________
Adamın biri bara girer ve kendisine bir
Kola Turka söyler. Barmen bir robottur.
Adama mükemmel hazırlanmış bir kokteyli
çabucak servis yaparken sorar:
"IQ`ün kaç?" Adam "150" diye cevaplar..
Robot adamın IQ seviyesine göre sohbete
başlar,uzun uzun Quantum fiziği, küresel
ısınma, biyoteknoloji, ekonomi, insanlığın
seksüel gelişimi üzerine konuşur..
Adam robotun bilgisinden etkilenerek
kendi kendine "Bu gerçekten inanılmaz"
diye düşünür ve robotu denemeye karar
verir.Bardan kalkar, tekrar kapıdan girer
bara gelir ve yeni bir içki söyler.
Robot yine mükemmel hazırladığı içkiyi
çabucak servis yapar ve sorar:"IQ`ün Kaç?"
Adam "100 civarı" diye cevaplar. Robot
bu kez uzun uzun sohbete başlar ama bu
kez futbol, basketbol, arabalar, bira ve
göğüsler hakkında sohbet açar.
Çok etkilenen adam robotu bir kez daha
test etmeye karar verir ve tekrar kalkar.
Yeni bir müşteri gibi bara yaklaşır 1 içki
daha söyler.
Robot çabucak servis yaparken sorar:"IQ`ün
kaç?".
Adam, "mmm, sanırım 50 civarı" der.
Bunun üzerine robot, adama son derece
yavaş bir biçimde şu cevabı verir:
- Ya...ni...Yi..ne..Ta..yy..ip`e oy
ve...re...cek...sin... de...se...ne
_______________________________________
Tayyip'e sormuslar "Istediginiz duzeni saglarsaniz para olacak mi ?"
> >"Revizyonistlere gore olmayacak, dogmatiklere gore olacak.
> >Biz soruna diyalektik acidan yaklasiyoruz
> >
> >"Kiminin olacak, kiminin olmayacak"
________________________________
Erdoğan’a sormuşlar:
- Sizce parti içi uyum nedir?
- Herkesin benim görüşüme katılmasına uyum denir. Sonra da benim bütün görüşlerimi değiştirip Brüksel’in görüşlerine katılmama, uyumun güçlenmesi...
__________________________________________
Erdoğan’a sormuşlar:
- Ekonomiyi nasıl yönetirsiniz?
- İş âlemini karşıma alırım... “Bana ters çıkarsanız, kriz çıkar. Sessiz olun, her şeyin iyiye gittiğini söyleyin, başka bir şey demeyin” derim... Böylece ekonomi nereye giderse gitsin, iyiye gitmiş olur.
______________________________________
Abdullah GUL, Amerika Buyukelcisi ile birlikte
> Turkiye'de Amerikalilar tarafindan acilan ilk
>domuz
> ciftligini ziyarete gitmis. Bir gun sonra Yeni
> Safak gazetesi yazarlari Gul'un domuzlar
>arasinda
> cekilen resmine uygun bir baslik aramaya
>baslamislar.
> Biri " GUL domuzlar arasinda" olsun demis.
> Bir baskasi "Domuzlar GUL'un etrafinda" olsun
>demis.
> Ve ucuncu oneri cok begenilmis.
> "Soldan ikinci GUL"
_______________________________________
Adamın biri vaadlerini sıralarken..
2013 yılında kişi başı milli gelir 10 bin dolara cıkacak,
İşkence, kayıp, gözaltında ölüm, faaliyeti meçhul cinayet gibi demokratik hukuk devletinde kabul edilemez insan hakları ihlalleri üzerine gidilecek!
Okul öncesi eğitimde, okullaşma oranını yüzde 50’ye çıkarılacak. Derslikte öğrenci sayısı 30 kişiyi geçmeyecek,
Bu düzen değişecek!!!
vatandaşın birisi bağırır kalabalıktan,
-Bu düzen halinden memnun; peki ya düzülen değişecek mi?

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz